Sinema etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sinema etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazartesi

Güzellikten Modaya Elele | Kısaca Kadına Dair Her Şey

Teknoloji hayatımıza girdiğinden beri ne çok şey değişti. Bir çok kaynağa tek tıkla kolayca ulaşabiliyoruz. Dergiler de bunlardan bir tanesi.  Mesela ben, cepten dolu dolu içeriğiyle birlikte güncel olan ne varsa bünyesinde barındıran  Elele yi de artık cepten bir tıkla takip edebiliyorum

 Yerli ve yabancı ödül törenlerindeki en son gelişmeleri, birbirinden farklı stilleri ve bakış açılarını, özellikle moda ve güzellik alanında yayınlanan daha çok fikir edinmek adına okuduğum birbirinden kaliteli içerikleri tek bir tıkla okuyabilmek harika bir şey. ( Neler var neler yok ben kısaca değineceğim ama ''çok vaktim yok okumadan önce sayfayı incelemek istiyorum '' diyenlerdenseniz tıklayınız  )

Tabi bunlarla kalmıyor içerikler, farklı sunumlar eşiliğinde yeni tatlar denemeyi sevenler için tatlı, tuzlu ve ilginç yemek tarifleri, burçlar konusunda benim gibi ilgili olanlar için burç yorumları, özellikle kış nedeniyle kendini yemeye vermiş olanlar için kilo vermenin püf noktalarını da içeren sağlık bölümü, yeni anne adayları ve anne olanlar için bebekleri veya çocukları ile ilgili faydalı paylaşımlar, sinema ve televizyon bölümünden güncel haberler, kısaca herşeyi bir arada bulabiliyorsunuz.  

Cuma

''Kelebeğin Rüyası'' Film Hakkındaki Yorumum



Hep kozmetik sıkıyor biliyorum bende bundan sonra fırsat buldukça izlediğim ve okuduğum şeyler hakkında da sizlerle paylaşımda bulunmak istiyorum.Salı akşam 6.45 seansına gittiğimiz ''Kelebeğin Rüyası'' nı açıkçası filmin galasına katılan ünlülerin de beğenisi sonucunda acaba nasıl diyerek sırf meraktan gittiğimi belirtmeliyim. Görsel  medya ne kadar da etkili üzerimizde :) 

Ben daha çok korku aksiyon ve dram içerikli filmlere meraklıyım, sinema fobim var birazda olsa, sıkılıyorum kapalı alanda, istediğim zaman ara verip biraz dolaşmalıyım. Neyse ki bu filmde böyle bir sorun yaşamadım. Filmin içeriği ne derseniz biraz aşk ve bolca dram var.

Tabi ki size filmi anlatıp filmi izleme keyfinizin ve merakınızın içine etmeyeceğim :) Filmde 1941 yıllarında Zonguldak madenlerinden Karadon' a da yer verilmiş. Bende madende çalışan bir işçi çocuğu olduğum için zaman zaman gözyaşlarımı saklamak zorunda kaldım. Kömürle verilen mücadele ve zor çalışma koşulları zaten bilindik bir şey. Günümüzde bu durumun çokta değiştiğini sanmıyorum. Sendikalar işlevini yitirdi ve işçiyi korumada maddi manevi şartlar konusunda hiçbir etkileri kalmadı. Alınan ücretlerde malum özelde 800- 1500 aralığında, devlette 1500-2500 TL aralığında ücretlerle yerin yedi kat altında her an ölüm tehlikesiyle çalışmanın bedeli kesinlikle olamaz. 
''Bizi ısıtan kömür onların hem evini hemde içini ısıtmada maalesef ki yetersiz''

Mert Fırat'ın oyunculuğunu konuşturduğu , kuzey güneyde sergilediği rolünden çok farklı bir role bürünen Kıvanç Tatlıtıuğ' un ise zıt rolleri bile nasılda güzel kendiyle bütünleştirdiğini gördükçe bir kez daha kendisine hayran kaldım.

Öyle bir Geçer Zaman ki dizisinden tanıdığımız Farah Zeynep 'in filmde çok kısa yer almasına rağmen hafızamda yer eden bir rolü var. 

Yılmaz Erdoğan'ın da kendi filminde oyuncu olarak yer alması ayrı bir renk katmış. Açıkçası birbirinden zor konuları, özellikle Yılmaz Erdoğan'ın henüz dünyaya gelmediği 1940 ların hastalığını, sorunlarını ve toplumun bakış açısını çok iyi yansıttığı bir film olmuş.

Biraz daha devam edersem sanırım filmi anlatmış kadar olacağım o yüzden mutlaka gidip izleyin. Türk sineması adına yapılmış, hem sahneleriyle sizi filmin içinde gibi hissettiren hemde kopuk olmayan senaryosuyla sizi sıkmayan bir film.